Mümtaz, o sabah Nuran'ı Emirgân'da beklerken birdenbire geçmiş günleri hatırladı. Sahil boyunca yürürken denizin sesini dinliyordu. Bu ses, tıpkı bir ud taksimi gibi bazen yükseliyor, bazen alçalıyordu. İstanbul'un o sabahki hâli, ona bir rüyanın devamı gibi göründü. Suyun üzerinde güneşin ilk ışıkları, şehri yeniden var ediyordu.